İçeriğe geç
Kriz22 Nisan 20255 dk1

Kriz anında sakin kalmanın yolları

Nefes, yer ve söz — kriz anında kendinize dönebileceğiniz üç küçük dayanak.

Kriz anında beden önce düşünür. Kalp atışı hızlanır, nefes sığlaşır, eller terler, düşünce daralır. Bu tepki bir hata değil, binlerce yıllık bir hayatta kalma refleksidir. Sorun, krizin geçtikten sonra bile bedenin alarm modunda kalmasıdır. Bu nedenle kriz anında sakin kalmak, zihni ikna etmekle değil, bedene güvenli sinyal vermekle başlar.

Birinci dayanak nefestir. Ancak çoğu insan yanlış nefes alır: hızlı, sığ, göğüsten. Kriz anında yapılması gereken tam tersidir: dört saniye içeri, yedi saniye tut, sekiz saniye dışarı ver. Bu oran, vagus sinirini uyararak bedene 'tehlike geçti' sinyalini verir. Mükemmel olması gerekmez; sadece birkaç döngü yapmak bile düşünceyi yavaşlatmaya yeter.

İkinci dayanak yerdir. Kriz anında beden havada gibi hisseder — kök salmamış, savunmasız. O an ayaklarınızı yere sağlam basın. Yere dokunun. Eğer oturuyorsanız, sırtınızı dayayın. Eğer mümkünse, soğuk suyla yüzünüzü yıkayın — soğuk dokunuş, dalğıç refleksiyle kalp atışını yavaşlatır. Bunlar küçük eylemlerdir ama bedene 'buradayım, güvendeyim' demenin somut yollarıdır.

Üçüncü dayanak sözdür. Kriz anında düşünce tek bir senaryoya hapsolur: 'her şey bitti', 'asla geçmeyecek', 'ben yapamıyorum'. Bu cümleler gerçek değildir; krizin ürettiği yanılsamalardır. Onları kırmak için dışarıdan bir söz gerekir. Önceden yazılmış bir cümle — 'bu an geçecek, daha önce de geçti, ben buradayım' — cüzdanınızda ya da telefonunuzda dursun. Kriz anında onu okuyun. Mükemmel inanmasanız bile, tekrar tekrar okumak düşünceyi çıkmaza sokar.

Bu üç dayanak — nefes, yer, söz — krizi çözmek için değil, kriz anında kendinize dönebilmek içindir. Çözüm, kriz geçtikten sonra, sakin bir anında, gerekirse bir uzmanla birlikte gelir. Önce güvenlik, sonra anlama. Bu sıra önemlidir.

Yazıyı paylaş

Mİ

Muzaffer İnanç

Psikolojik Danışman

EKUS — Psikolojik Danışmanlık. Berlin.

Diğer yazılar