Online danışmanlık kime uygun?
Ekranın ardından çalışmak ne zaman işe yarar, ne zaman yüz yüze daha iyidir?
Online danışmanlık son yıllarda çok yaygınlaştı, ama herkes için doğru bir seçim değildir. Hangi durumda işe yaradığını, hangi durumda yüz yüze görüşmenin daha uygun olduğunu anlamak, sürece başlarken atılması gereken ilk adımdır.
Online danışmanlık özellikle şu durumlarda güçlüdür: yolculuk veya mesafe yüz yüze görüşmeyi zorlaştırıyorsa; yoğun bir programda sabit bir saat bulmak gerekiyorsa; fiziksel olarak bir odaya gitmenin zorlayıcı olduğu anksiyete ya da sosyal çekilme hallerinde; ya da görüşme sırasında kendi evinin güvenli köşesinde olmayı tercih ediyorsanız.
Yüz yüze görüşme ise şu durumlarda daha uygundur: derin bir travma sonrası dönemde, bedensel güven hissini yeniden kurmak için fiziksel bir alan gerekirse; ağır bir depresyon döneminde, evden çıkmak bile zorlaşırken dışarı çıkma eyleminin kendisinin terapi olduğu durumlarda; ya da ekran karşısında odaklanmanın zorlaştığı dikkat sorunlarında.
Önemli olan, hangisinin 'daha iyi' olduğunu sormak değil, hangisinin şu anki sürecinize daha uygun olduğunu sormaktır. Bu, ilk görüşmede birlikte değerlendirilecek bir karardır. Denemekten çekinmeyin; ilk görüşmede online denediniz ve uymadıysa, sonraki görüşmeyi yüz yüze yapabilirsiniz. Esneklik, sürecin bir parçasıdır.
Son bir not: gizlilik ve sınırlar online ve yüz yüze görüşmede aynıdır. Tek fark, alanın fiziksel mi dijital mi olduğudur. İkisinde de aynı özen, aynı çerçeve ve aynı profesyonel sınırlar geçerlidir.
Yazıyı paylaş
Muzaffer İnanç
Psikolojik Danışman
EKUS — Psikolojik Danışmanlık. Berlin.
